Çarşamba, Şubat 21, 2007

Bir sabah

Ise gelmek icin iki tane yol secenegim var. Birisi otobüsle digeri de tramvayla. Otobüsle daha kisa zamanda gelebilecegimi yakinlarda kesfettim ve son aylarda genelde onu tercih ediyorum. Sabahlari 15 dakika daha fazla uyumami sagliyor bu yöntem.

Tramvaya gelince, sehrin en eski ve pis tramvayi gidiyor calistigim bölgeye. Aslinda yeni modellere göre cok daha sevimli ve güzel bir tasarimi var bu eski olanin. Hem de kisin hic bir toplu tasima aracinda bulamayacaginiz sicaklik onda var. Calistigim yer sehrin endüstri bölgesinde. Oraya giden yol, Almanya`ya ilk gelen yabancilarin yerlestigi bir mahalleden geciyor. Belki zamaninda popüler bir mahalleydi bilmiyorum ama simdi cok icler acisi bir durumda. Italyanlar, Türkler, Polonyalilar, Kürtler, Cingeneler, Yunanlar, Araplar ilk aklima gelen milletler, orada yasayanlar arasinda. Sokaklari, marketleri, binalari, hepsi cok kirli görünüyor. Belki de bu yüzden sehrin baska hic bir yerine gitmeyen eski tramvay buraya geliyor.

Tramvayin yolculari genelde o mahalleye ve eski tramvaya benziyorlar. Yarisindan fazlasi icin "deli bunlar" deseniz yeridir. Yolculuk süresi boyunca kendinizi tedirgin hissedebilirsiniz etrafiniza baktiginizda. Hep, her an ariza cikarabilecek bir sarhos olur icerde. Saatin kac oldugu farketmez.

Tramvayin son duragi o mahallenin de sonudur. Orada bir genelev sokagi var. Evlerin bir kac metre mesafesinde. Hava kararinca kirmizi isiklar yanar o sokagin lambalarinda. 18 yasindan kücüklere giris yasaktir yazan koca bir paravanla sokagin girisi kapatilmistir.

Ben en son durakta inerim tramvaydan. Sirtimi geneleve, kir ve yorgunluk icindeki mahalleye dönüp, karsiya gecmek icin cift tarafli gidisin oldugu yola dogru yürürüm. Yesil isik cok gec yanar o yolda. Birinden gecip, iki yolun arasinda bir 5 dakika daha beklemek gerekir, ters yön olan yolda yayalara gecis izni verilsin diye. Biz, ben ve son durakta inip ise giden sanayi iscisi gencler (hepsi deforme olmus vücutlara ve suratlara sahipler) kirmizi isigi beklemeyiz hic. Ama bu sabah bekledik cünkü karsida polis arabasi vardi. Hepimiz bu bekleme süresi boyunca huzursuzduk. Sanki bize zorla cirkin bir sey yaptirilmis gibi gözgöze gelmemeye calistik. Utandik sanki bu korkumuzdan.

Fabrika kokar oralar ama arada ince ince de yakinlardaki cikolata fabrikasindan cok güzel kokular gelir. Bazen cok yogunlasir bu koku.

Karsiya gecip, sehirler arasi tren yolunun altindan saga dönerim. Orada hep bir adam olur. Cok temiz giyimli ama bu temizligi sanki kendisinden degil de sahibinden geliyormus havasi olan bir adam. Donmus gibi durur orada ve park etmis arabalarin plakalarina bakar. Dakikalarca kipirdamadan bakar. Genelde her gün görüyorum o adami orada. Bir kac defa cesaretimi toplayip sormak istedim neye baktigini ama ona biraz yaklasmamla bile tedirgin oluyor adam. Hemen kipirdiyor ve ciddi bir is yapiyormus gibi tavirlar takiniyor.

Ve ise geldim. Burasi ayri bir hikaye.

12 yorum:

limon dedi ki...

Nedense çok kasvetli geldi bana bu yazın..Bilmem neden içim sıkıldı..

pelin dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

oysa hikaye cok uzun sürecekmis gibi okuyordum.dalmıs gitmistim kelimelerinin penceresinden şehre bakıyodum.filmlerdeki gibi anlatıyordun banliyöleri sanki dinliyodum senden.
hatta içimde birde sarkı dönmeye baslamıstı ;Sokaklar geçiyorum sızım hüznüm gölgem benim caddeler asıyorum gözyaslarım en sessizliğim lalalalalalala.....diye.sonra işe geldin burası ayrı hikaye dedin.beklerim kaldığın yerden.
sevgiler, secil

Elif dedi ki...

Devam.

teyzenteyfik dedi ki...

Limon,
himmm, kasvetliydi ha. Anlattigim manzaralari sevmemissindir sen. E pek de ilk bakista sevilecek gibi degiller ama...
Bir sonraki yazimizda nese sacacagiz, söz!
(umarim sözümü tutabilirim)
sevgiler.

Pelin,
evet, yagmurludur degil mi buralar? Yok, hic yagmur falan yagmadi henüz. Bir iki defa ciseledi. Kar da öyle. Cok kisa, bir saat bile sürmeyen bir iki yagis sadece. Günlerce süren yagmurlardan hic ama hic yok bu sene. Toplu tasima araclari tam da dedigin gibi, senlikli. Ben zaten agzimi ayirip, milleti izlemeye bayilirim. karsi taraftaki farkedip, rahatsiz olacak kadar olabilir bu bazen.
Ve ben fabrikada calismiyorum. Sadece is yerim fabrikalarin oldugu bölgede.
Sevgiler

Secil,
hemen buldum o sarkiyi ve dinledim ben de:) Epeydir dinlememistim. Gözünde bir seyler canlandirabildiysem cok mutlu olurum. Yazmak cok zor ya, hatta gördügünü yazmak hissettigini yazmaktan bile zor sanki.
Sana da sevgiler

Elif,
tamam, devami da gelir :)
Bu arada senin minik ne güzel sarki söylüyordu, bayildim!!!

s. templar dedi ki...

tütün sarıyorsun fabrikada aslında, di mi? ama söylemek istemiyorsun bunu tabi. biliyorum ben.

adamın sahibi mi var sence? nasıl yani?

teyzenteyfik dedi ki...

Simon,
Teyzen Teyfik adina yakismaz mi allah askina tütün sarmak? Tam bana göre is ama... Nerde... :)

Adamin sahibi var lafi su sekilde, yani anasi, karisi, babasi gibi biri vardir etrafinda, onu derli toplu tutan.

Darisi cümlemizin basina :)

ciceklibahce dedi ki...

Hamburga geliyorum arasıra genelde geziyorum dolaşıyorum ama içim rahat etmiyor gezerken. Huzursuz oluyorum ben Almanyada. Beni birşeyler rahatsız ediyor. Yazını okurken gene oralarda sandım kendimi gene rahatsız oldum. Sebebini tam olarak anlarsam birgün açıklarım sana.

teyzenteyfik dedi ki...

Ciceklibahce,
sebebi basit ; Almanya burasi!!!
neyse, negatif düsüncelerden uzak duruyoruuuuz. Seviyor, sevdiriyoruz yasadigimiz yeriiiii.
Ich liebe Deutschland!!!

s. templar dedi ki...

Almanya rahatsızlığı çok tanıdık geldi bana. Şimdiye dek sadece geçtim Almanya'dan ama 4 akşam geçirdim toplamda (20 kereden fazla da havaalanlarından geçtim.) Ama hepsinde fazla düzenden gelen bir rahatsızlık hissettim. Neredeyse sterilliği amaçlıyorlarmış gibi.

Ama şu kesin ki Almanya'yı, hem insanlarını, hem kültürünü, şusunu busunu 10 kat tercih ederim bu ülkeye.
Üzülme yani.

Adsız dedi ki...

bu yazı bana gurbetçi filmlerini hatırlattı seni de başörtülü hanım hanımcık kız gib idüşündüm ama çooooook yanıldığımı yazı bitince hatırladım

teyzenteyfik dedi ki...

Anonym,
gerci anonim falan degilsin, seni iyi taniyorum ama niyeyse yazmamissin bu defa ismini.
Basörtülü hanim kiz senin icin sazi eline alir ve baslar asagidaki türküyü calmaya. Senin hayallerini gerceklestirelim maksat :)))

Almanya acı vatan
Adama hiç gülmeyi
Nedendir bilemedim
Bazıları gelmeyi

Almanya'ya gitmişsin
Orada evlenmişsin
Tam yedi sene oldu
Evine gelmemişsin