Pazartesi, Mart 05, 2007

Pearl jam ve igde cicekleri

Bahar geldi! Kisi dogru düzgün yasamadik ki geyiklerini lüzumsuz bulup, hemen geciyorum. Evet, bahar geldi. Ne güzel degil mi? En sevdigim mevsimler ilkbahar ve sonbahar.

Sonbahar... yaz biter, tatil biter, igde agaclari cicek acar. En sevdigim cicek igde cicegidir. Yaklasik 7-8 yil önce tam bu günlerde ben cok fena asik olmustum. Ölüyordum, bitiyordum oglana. Ilkbahardi. Kesin birine asik olacaktim, kötü sansim onu cikardi karsima. Neyse.
O vakitler baska bir arkadasimla bahse girmistik. Uzun bir zaman sigara icmeyecektik. Ilk icen digerine elindeki en degerli esyasini verecekti. Sözümüz sözdü. Ilk o icti. Elindeki Pearl Jam`in Ten albümünü verdi. Bir de kitap vardi. Unuttum adini. Cok ictendi. En sevdigi esyasi oydu gercekten de. Sonra nasil oldu bilmiyorum bir defa daha girdik bahse. Ilk ben ictim bu defa. Asik oldugum oglandan ayri gecirdigim okul tatili sonunda ona götürmek icin topladigim, henüz kurumamis olan igde ciceklerini kücük, tahta bir kutuda bahis kazanci olarak sundum arkadasima. Bir de ince bir kitabim vardi Brecht`in. Adini hatirlamiyorum simdi. Her sayfasi cizimlerle dolu bir kitap. Ikinci dünya savasindaki cocuklari anlatiyordu. Siirdi sanki. Hatirlayamiyorum.

Cok düsündüm o vakitler o ciceklerle dolu kutuyu verip vermemek konusunda. Ama söz vermistim arkadasima, en degerli esyalarimi verecektim. En degerli esyam o minik kutuydu.

Okul basladi, sonunda kavustum asik oldugum oglana. Telefonda ona anlattigim kutuyu sordu, ben bir türlü vermeyince. Söyledim o kutuyu kime, neden verdigimi. Cok kizdi bana. Ilk defa öyle kavga ettik. Kiskancliktan geberdi. Sacmaladi. Ben ona cok asiktim. Öldüm, bittim, beni birakacak diye. Bu tartisma tarzimiz kroniklesti daha sonra. Bu ilk baslangici oldu. Ama hic özür dilemedim. Ona daha da deli oldu galiba. Bence kendine pay cikarmayi bilse cok mutlu olurdu. Ya da ben gereksiz bir dürüstlük icindeydim.

Bundan bir kac sene önce kutuyu verdigim arkadasima rastladim tesadüfen ve evine gittik. Kitapliginda duruyordu o minik kutu. Cok seviyordu onu ama cicekler cok tozlaniyormus, temizlemesi zor oluyormus. Bir de kiz arkadasi sürekli bu minik kutuyu kiskanip durmasaymis!

18 yorum:

sanem dedi ki...

Pearl Jam'in Alive sarkisini severim ben.. Sigara isi noldu peki, hala devam mi?
Sevgiler

KİTTY WU dedi ki...

teyzenteyfik,
eski ve değerli bir arkadaşlığın minik hatırasını bile kıskanabiliyor(uz) ya bazen ben ne diyeyim? insan ırkının bu kıskançlığa sebep damarlarını kurutabilsek ne güzel olurdu bence.nefret ediyorum bu duygudan hemde çok.ben bu kıskançlık mevzusunda çok dertliyim zaten sorma.
bide o kutuyu arkadaşına verdin diye kıskanan çocuğa iyiki öyle yapmışsın.özür dilememen de çok hoş..hehe çok kabayım ama öyle ya napim.dürüstlük konusundaysa hala kendime bir yol bulamadım.bi ayarsızlık var bende ama çözemedim gitti.
çok konustum yine yahu.
sevgiler

KİTTY WU dedi ki...

birde sayfanı linklerime ekledim müsadenle teyzenteyfik.yukarda unutmusum da söylemeyi.

teyzenteyfik dedi ki...

Sanem,
ister zengin ol ister fikara, her yemekten sonra yak bir cigara ;)

günde 1-2 tane icerim halen.

teyzenteyfik dedi ki...

kitty wu,
evet, kiskanclik duygusu hic olmasaydi bununla baglantili cok sey degisirdi. Kimbilir dünya tarihi bile cok baska olabilirdi belki.

Dürüstlük ayarsizligi iyi bir tanimlama olmus:)

Hic de cok konusmamissin, daha da coook konusabilirsin istedigin zaman ve beni linklerine eklemene cok sevindim, tesekkürler.

Ha bir de, Kitty wu hakkinda arastirma yaptim anlami neymis diye.:) Bir grup adiymis bir de Paul Auster'in bir kitabinda gecen bir kadinin adi. Baska anlamlari da vardir belki.

Sevgiler.

pelin dedi ki...

biri de bana eski sevgilimin resmini yirttirmisti. halbuki adi ustunde eski iste, bitmis gitmis.
kiskanclik ve guvensizlik birbirine cok bagli dimi. ya kendine guvensizlik ya karsidakine. cok bogucu bir duygu. hic hoslanmam ben, hic oyle kiskansinki sevdigini anlayayim demem. hani asliberry yazmistiya bir seferinde, esi eski askini hatirlasin diye soyluyormus o trakya turkusunu, boyle sevebilmek lazim iste. o da her yigidin harci degil. hem o kadar olgunluk o yasta olmaz dimi.

ne guzel yazmissin hikayeni. ve keske aslinda O'na ne cok deger verdigini anlayabilseymis gercekten.

sigarayida cok icmiyormussun madem, ben o konuda birsey demeden gideyim.

simon templar dedi ki...

senin yazdıkların da benim zamanında çıkardığım bir sonuca benziyor: bir tartışma eşiği var, ve bazı ilişkiler o eşiğin aşılmasına dayanamıyor. oysa mümkün değil aşılmaması.

bu arada, başta anlamadım oğlan, bir kıza verdiğin şeyi niye kıskandı, sonra o kızın kız arkadaşı aynı şeyi kıskanıyormuş filan. hmmm, demiştim. sonra anlaşıldı. ama ne güzel olmuş, di mi, herşeyde bir hayır vardır, kutu yerini bulmuş (ki başta ne kadar acımasız sözmüş bu desem de).

teyzenteyfik dedi ki...

Pelin,
kiskanclik tabii ki fena bir sey. Ben de hazetmem. Ama cok az dozda sevgilimi kiskanmayi da severim mesela. Daha dinc tutuyor beni:) Belki kiskanclik da degildir o duygunun adi, kendime haksizlik etmis de olabilirim ama neyse.
Belki insan ne yapsa da engelleyemez bu duyguyu, bunu da anlayabilirim. Esas olan adabiyla yapmak, hissetmek galiba. Fotograf yirttirarak ya da bagirip cagirarak degil.
Ben yine karisik karisik, tutarsizca mi konustum ne?
Sevgiler

teyzenteyfik dedi ki...

Simon,
evet, biraz karisik anlattim sanirim. Kafanin karismasi normal.

Ve hic pisman degilim, bugün olsa bugün de aynisini yapardim galiba :) Almam gereken dersleri alamiyor muyum ne ben hayattan?

Sevgiler.

s. templar dedi ki...

pişman olacak birşey yapmamışsın ki.
bir de lütfen henüz bahar demeyelim:), şu an günün en sıcak saatleri ve dışarıda hissedilen sıcaklık -7. (bu da bir kıskançlık işte.)

ciceklibahce dedi ki...

Çocukluğumdan beri iğde ağaçlarına ve çieklerine bayılırım:) Hep güzel anıları çağrıştırır bana iğde çicekleri:) Onları hatırladım yazını okuduktan sonra:)

Aslı dedi ki...

Bu yazı ve o yeşil kutu beni nerelere götürdü bir bilsen :)

teyzenteyfik dedi ki...

Simon,
kiskanma ne olur, gel senin de olur. :)

teyzenteyfik dedi ki...

Cicekli bahce,
benim de cocuklugumu cagristiriyor bu agac. Cünkü yaz tatillerinde gittigimiz köyde yol boyunca hep onlardan olurdu.
Simdi düsündüm de, burada hic rastlamadim ben bu igde agacina.

Sana güzel seyler hatirlattigima da ayrica sevindim.
sevgiler.

teyzenteyfik dedi ki...

Asli,
merhaba.
Yesil kutu mu? Kim söyledi yesil oldugunu? (katili bulmak icin sorulan sorulara benzedi bu:)

Canim, ben yesil kutu demedim ki hic. Cünkü kutu yesil degildi. Senin o gittigin yerlerde kutular yesil miydi yoksa? :)
sevgiler.

pelin dedi ki...

hayir tutarsiz falan olmamis:), konunun kendisi biraz "neresinden tutsam simdi ben bunu" cinsinden. evet ufak tefek dozunu asmayan, karsidakini bogmayan kiskancliklar sevimli bile olabilir belki.

ezberbozan dedi ki...

Şahmaran'ı severim.
Bir de bir de arkadaşlığı kutsal sayanları. Aşkın sütüne çıkar derim de kimsey anlatamam..

teyzenteyfik dedi ki...

Hosgeldin ezberbozan :)
Ben de sahmerani hem severim hem de azicik cekinirim ondan. Birazcik korkmaktan da kendimi alamiyorum onun sureti karsisinda. Bu kullandigimi ben cizmistim.

Arkadaslik askin üstündedir ha?
Büyük ve ezber bozan bir laf gercekten de, düsünmek lazim.
Yine gel.