Perşembe, Ekim 30, 2008

Ankara

Gunler ilginc bir kosturmacayla geciyor. issiz bir insansin nedir bu mesguliyetin, diyor bir takim arkadas kitlesi. Haklilar. Ama halim boyle.

Uc gunlugune Ankara'ya gittim. Bu sabah geldim. Trenle yolculuk cok guzeldi. Tren yolculugunu tercih edenler de. Otobuse, ucaga binenlerden daha baska insanlar oluyorlar.

Ankara'dan pek bir sey anlamadim aslinda. Orayi cok ozlemistim fakat az gorebildim. Eskiden sevdigim, arada aklima gelen mekanlarin coguna gidemedim. Bir kosturmacadir orada da devam etti.

Ama sunu diyebilirim; Ankara'da inanilmaz bir trafik, her yerde bitmis, bitmekte olan dev gibi  alisveris merkezleri vardi. Bir de sehir geceleri ne kadar karanlikti oyle. Sehrin gobegi Kizilay fena halde karanlikti mesela. Isil isil olmasi gereken bir nokta halbuki. Dogru duzgun aydinlatma yerine Kizilay'a bir takim sacma sapan isik oyunlari ve dev cussesine ragmen cok az kisinin gorebilecegi cirkin bir saat yapmis Ankara'lilarin gozbebegi Melih G.  

6 yorum:

Sebnem'den dedi ki...

Tren yolculuğu pek keyiflidir..Benim en son tren yolculuğumda içkide serbestti sigarada şimdi durum nedir?Sigara yasaklandı da...kesin içkiyide kaldırmışlardır

Simon Templar dedi ki...

karanlık, evet, ve kesinlikle çok acaip. ben de yıllar önce, hem de bir yılbaşı akşamüstü farketmiştim bu karanlığı. o zamandan beri sinir oluyorum hava karardıktan sonra. güvenpark'ın bazı noktaları neredeyse zifiri. bir otobüse, dolmuşa binecek kadınlar tedirgin tedirgin yürüyor.

Adsız dedi ki...

trende içki servisini kaldırmamışlar, ama sigara yasak. tabii çaktırmadan iki vagonu birbirine bağlayan ara mekanda içerseniz, onu bilemem.

Simon Templar dedi ki...

düşündüm de biz adama çok ayıp ediyoruz. oysa, zavallı ankara büyükşehir belediyesi borç içinde yüzüyor. geliri yok, harcaması çok. kendileri yeni borç yapmadıklarına göre şu anki borçlar da kendilerinden önceki başkanlığa, yani ta 12 yıl önceki karayalçın'a dayanıyordur -kesin. o yüzden ne sokakları, caddeleri, şehrin en ortasını bile ışıklandıracak paraları yok. sürekli altgeçit, üstgeçit mi yapıyorlar dediniz? onlar dinibütün hayırsever kuruluşların geçitlere koydukları küçük bir reklam karşılığı bedava yapılıyor. her türlü bayramda sürekli düzenlenen sibel can, ebru gündeş, tatlıses konserleri deseniz, onlar belediyenin durumunu bildiklerinden bedava çıkıyorlar. halka dağıtılan erzak, kömür, bakliyat, ekmek deseniz, onların yıllık toplam maliyeti olsa olsa ancak 10 bin lira eder. eski parayla. ytl değil, tl.

miso dedi ki...

Ah be teyzen. Yani iletişim çağındayız aslında, di mi? Hani bi alo filan deyiverseydin madem Ankara'daydın?

Bu arada gözbebeğini yanlış yazmış olabilir misin? :))

marruu

teyzenteyfik dedi ki...

Sebnem,
evet tren yolculugu pek guzeldi. Sonunun cevabini adsiz kardes vermis zaten.

Simon, bir de merkezi olmayan yerler vardi, oralar beter karanlikti.

Adsiz, dogru demissin, katiliyorum.

Miso,
oyle bir kosturmacayla gecti ki Ankara gezisi, seninle haberlessem bile ya gec kalirdim gorusmemize ya da bir sekilde iptal falan etmek zorunda kalirdim. Fakat aklima kesinlikle Ankara'ya gitmeden de, oradayken de sen geldin.
Daha genis bir zamanda ya da Istanbul'da gorusuruz umarim bir gun.