Salı, Kasım 11, 2008

Hala garip seyler oluyor

Uc Maymun'u izlemeye gittigimde sinemada fragmanini gormus, saskinlik ve urpertiyle S.'e donup, bu ne lan, demistim. 

Oyle komik (uydurma, sahte) sozler ve sahnelerdi ki, gulmekten kendimi alamamistim. Filmi izlemedim ama benim agzimi acik birakan, komedi gibi olan fragmanin filminden, bildik bilmedik, ciddiye aldigim almadigim bir cok kisi ovguyle bahsediyor. Sastim kaldim. Nasil yani? 

Sorun yumurta mi tavuktan cikti, tavuk mu yumurtadan cikti problemini bile asiyor. Gorunmeyen bir yumurtadan nasil bir tavuk cikar da millet yemeye doyamaz? 

Yazmayi unutmusum, Issiz Adam filminden bahsediyorum.


11 yorum:

pigmelerle.dans.eden dedi ki...

O zaman sen de 12 Maymun filmini izle :)
Ben kac kez izledim, her seferinde yine ayni zevki aliyorum...

teyzenteyfik dedi ki...

Merhaba pigmelerle dans eden,

Ama ben 3 Maymun filmini sevdim ki!
12 Maymun'a ne luzum var? :)

Ben Issiz Adam'lardan haz etmiyorum.

Pigmelerle dans edenleri izlemekten pek zevk aliyorum ama. :)

Ekmekcikız dedi ki...

Teyzenciğim,
Fragmanlar bazen yanıltıcı olabiliyor. Henüz filmin kendisini görmemişsin anladığım, sadece fragmanına bakarak sinir olma.
Yönetmenine özel bir yakınlık beslemiyorsun belki, o yüzden sinirine dokunmuş olabilir mi?
Sözünü ettiğin filmi ben de sevdim.
Şunu düşünüyorum: benzer konuda çekilmiş yabancı bir filmi (Amerikan, Fransız, İngiliz genellikle farketmiyor) bayıla bayıla izleyebiliyoruz. O zaman, neden aynı şans bir yerli filme de verilmesin?
:)

teyzenteyfik dedi ki...

Ekmekcikiz,

Filmi senin de izledigini ve begendigini biliyorum, okumustum yazini :)

Filmin kendisini gormedim ama fragmanlar zaten filmin vitrinidir (yonetmenin, yapimcinin filmi en kisa, en iyi ve etkileyici sekilde yansitacaklarini dusundukleri hallerdir), begenirsen, gel iceri, izle demektir.

Filmin yonetmenine ne ozel bir yakinligim ne de uzakligim mevcut (idi).

Ayni fragman bir amerikan, fransiz ya da ingiliz filmine ait olsa, yine ayni tepkiyi verir, bu ne lan, derdim. Kendimi biliyorum. Ki Babam ve Oglum filmi icin duydugum bir suru kotu elestiriyi, haksizlik etmeyin, diye savusturmuslugum da var.

Zaten Fatih Ozguven'in film hakkindaki yazisini (13 Kasim, Radikal) okumak yuregime biraz su serpti, rahatladim, sinirim kalmadi :)

Ha, filmi izlemez miyim? izlerim... Denk gelirse, tv de cikarsa ya da internete duserse falan. Yoksa para vermem sinemaya onun icin. Onun yerine gider ozsut'te bir peynir tatlisi yer yanina da cayimi icer, hatta tatlimin ustune bir top dondurma da koydururum.

:)
Canim benim, bana kizma tamam mi, boyle soyleniyorum diye, senin de sevdigin bir filme.

Hem ben artik Istanbul'dayim. Belki o peynir tatlisindan birlikte yeriz yakinda Boyle filmlere sover sover durur, parami biriktirir, bir tatli da sana ismarlarim :)))

Ekmekcikız dedi ki...

Yok yahu Teyzenciğim, neden kızacakmışım sana? Alt tarafı bir film, değil mi? Herkesin beğenmesi, keyfi kendine. Okuduğu kitaptan, seyrettiği filmden, dinlediği müzikten herkes kendine göre zevk alır. Kimi dokunduğu için sever, kimi dokunmadığı için.
Böylece akşam felsefesini de yapmış bulunuyorum.:))
İstanbul'da olduğunun farkındayım tabii ki, yerleş kendine gel diye ses etmedim. Artık, kaybolmadan buluşabiliriz, belki.
:P

Adsız dedi ki...

mustafa hakkında herşeyi bir arkadaşın bilgisayarında seyrettim; babam ve oğlum'dan ise kaçtım ama sağda solda bölük pörçük parçalarına yakalanmaktan kurtulamadım. ikisi de berbat filmlerdi, böyle övülmelerinin sebeplerini hiçbir zaman anlayamadım. o kadar kötüler ki neden böyle kötü olduklarını çözümleme isteğim bile yok. ucuz klişeler resmi geçidi hepsi. klişenin malum etkisidir bu --insanın gücünü ve tahammülünü alıp götürmek. görüntüler akarken siz de öylece akıp gidersiniz işte.

bu filmlerin bu kadar izleyiciye ulaşması, bu kadar beğenilmesi benim kafamı kurcalıyor biraz. ama çok da değil. nasıl oluyor bu? gerçi bu durumu kendimce açıklamaya da hevesim yok. sadece bakıyorum yorumlara anlamaz anlamaz -haytretle.

figen dedi ki...

ben artıkın pek türk filmi izlemiyorum hele ödüllüleri hiç..dizileri beceriyorlar ama iş filme gelince!! (bz sanat angısızız heralde:)

teyzenteyfik dedi ki...

Adsiz,,
Mustafa hakkinda hersey filmini izlemedim ama tahmin ediyorum :)

Kliseler konusunda haklisin, zaten bu sebeple bu kadar cok dizi izleyip duruyoruz.

teyzenteyfik dedi ki...

Figen,
yok, cok guzel turk filmleri var. ki eskiler de hic fena degil bence. Mesela son donem filmlerinden ilk uc listemi yaparsam:

1. Kader - Zeki Demirkubuz
2. Uzak - Nuri Bilge Ceylan
4. Karpuz kabugundan gemiler yapmak - Ahmet Ulucay

Ucu de oldukca guzel turk filmleri bence.

Senem dedi ki...

Ohhh, sonunda Issız Adam hakkında benimle aynı hisleri paylaşan birisi. Filmde beni herşeyden önce aşırı Hollywood filmleri özentisi rahatsız etti. Sonra da tabi karakterlerin son derece sığ işlenişi, diyalogların saçmalığı... Bu arada, yine katılıyorum, Kader ve Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak çok çok iyi iki film. Uzak'ı ne yazık ki henüz izlemedim, bu listeyi görünce hemen izlemeliyim diye düşündüm... :)

teyzenteyfik dedi ki...

Senem,

evet, yalniz degiliz! :)

Uzak'i izle bakalim. izledikten sonra fikrini merak ediyorum.