Cumartesi, Eylül 26, 2009
Perşembe, Eylül 24, 2009
Yaradanım merhamet et kuluna
Tam 3 saat icinde tum evin tozunu aldim, yerleri supurup, sildim, banyolara el attim, ardindan, kurufasulye, pilav, corba, borek, iki cesit salata ve kozlenmis biber hazirladim, bugun yatili gelen misafirlerim icin. Ama ne oldu? Saat dokuza geliyor neredeyse ve ne S. geldi halen ne de misafirler. Misafirler gece 12 gibi gelecekler sanirim. Istanbul'a varir varmaz Anadolu Atesi gosterisine gitmisler. Niye paralandimsa ben onca vakit. Ha, o 3 saatin icinde alisveris de var. Yemekteyiz de yarisma mi!Cuma, Eylül 11, 2009
Günlerden cuma

Dun Almanya'yi dusundum epey. Nedendir onu hic hasretle anmadigimi, tahmin ettigim kadar ozlemedigimi. Bu gece ruyamda oradan ayrilisimi gordum. Icim sizlamiyor ama ya icim sizlarsa diye, sehrin bazi yikik dokuk sokaklarinda geziyorum, o vakit huzunleniyorum. Sonra, tam bana gore bir sacmalamayla, okuldan bir hocamin da oldugu bir grupla birlikte Turkiye-Almanya futbol macini izliyoruz. Ben oturanlara hizmet ediyorum. Sonra bir sekilde, bir an oradaki profesorumun elini tutuyorum. Iste bunu ozleyecegim, diyorum icimden. Elimi eline iyice bastiriyor o da, birakmiyor. nasil bir sefkatle bakiyor bana. Ben onun boynuna atilip, hickira hickira aglamamak icin zor tutuyorum kendimi. (hocalarini ruyasinda boyle sevgiyle goren baska sapik var midir?) Ve sanirim yan komsunun ruyasindan yanlislikla bana gelen bir kac kisi daha var odada. Bir oglan bir kiza asiliyor. En sonunda yemege davet ediyor onu ve laf olsun, hatta espri olsun diye cocugun var mi, diye soruyor kiza. Kiz, evet, alti aylik, diyor. Genc oglan hic cekinmeden tepkisini gosteriyor, eee, oyleyse neden beni oyaliyorsun onca vakit!!?
Almanya ozlemine gelince, anlari cok ozluyorum ben. Oradaki bir ani, o andaki birini ve o andaki bir kokuyu, bir goruntuyu. Ve yillar gectikce o anlar o kadar cok birikiyor ki, yuzdeki kirisikliklar degil de, asla geri donmeyecegini bildigim ve hasretle andigim o anlarin artmasindan biliyorum ben yaslandigimi.
Çarşamba, Eylül 09, 2009
üryan geldim yine üryan giderim
Cumartesi, Eylül 05, 2009
I love EİÖÜ
Cuma, Eylül 04, 2009
Eli elime degdi de hem ben yandim hem kendi
Pazartesi, Ağustos 24, 2009
Çarşamba, Ağustos 19, 2009
Salı, Ağustos 18, 2009
Iste geldim burdayim
Salı, Ağustos 11, 2009
Salı, Temmuz 14, 2009
Öten bülbül senin yuvan mi yoktur
Pazartesi, Temmuz 06, 2009
06 temmuz 2009
Çarşamba, Temmuz 01, 2009
İş görüşmesi
Çarşamba, Haziran 10, 2009
A kızım sana potin alayım mı? Al babacığım al
Çarşamba, Mayıs 27, 2009
Sanki içimde açan bu sarmaşık gülleri
Hatirladigim bir donem var. Sanirim doksanlarin ortalari. Tum ailemiz, hatta tum tanidiklarimiz birdenbire cicek yetistirme sevdasina dusmustu. Herkes birbirinden cicek fidesi alirdi. Aksam misafirligine gidilen evlerde hangi cicekler var diye ortalik kontrol edilir ya izinli ya da izinsiz (boyle hikayeler de duymustum) begenilen cicegin fidesi alinirdi. Boyle aksamlarda, en son gelen meyve ikramiyla birlikte, evin sarmasiginin masallah nasil da uzadigi konusulur, ev sahibi (erkekler daha da hevesliydi sanki bu gelisen cicekler hakkinda konusmaya) hemen bu isin sirrini aciklardi, aspirin koyuyorum topragina ya da cay suyu dokuyorum gibi birseyler soylerdi. Sarmasigin tum duvar ve tavan boyunca uzayip, odada tur atmasinin yakinlarda ev sahibi olunacak anlamina geldigine dair hafif inancli bir espriyle cicek sohbeti iyice koyulasirdi. Sarmasiklar sanirim o gunlerdeki gibi bir daha hic populer olmadilar.Pazar, Mayıs 17, 2009
Aşk İle Pervane Dönersin Dünya

Ben yine tasiniyorum... bir haftaya yakindir ev toplaniyor, yeni ev icin hazirliklar yapiliyor... Simdi ayaklarimda fena bir sizi, parmaklarimin (el parmaklarim) arasinda da bir dinlenme sigarasi var...
Perşembe, Mayıs 14, 2009
Başarısızlık başlı başına bir ceza değil midir?*

Pazar, Mayıs 03, 2009
Gunes yine doguyor, sabah oluyor
Cumartesi, Mayıs 02, 2009
Benim vadem senden evvel yeterse

Saat sabahin ikisini geciyor. Aklima Leby geldi. Bartleby, kedim... Icim sizladi. Nereden nasil geldi aklima tam bimiyorum ama sanirim cocuk sahibi olmak ile ilgili bir seyler dusunurken geldi... Sonra da ona cektirdigim eziyetler geldi aklima.
Perşembe, Nisan 30, 2009
Pazartesi, Nisan 27, 2009
Pencereden Kaç Da Gel, Gavur Anan Duymasın
Cumartesi, Nisan 25, 2009
Salı, Nisan 21, 2009
Evrim sempozyumu

‘Evrim Çalışkanları’ adlı gönüllü bir topluluk varmis ve evrim konusunda temel bilgilere sahip olmak isteyenler icin Kaliforniya Berkeley Universitesi’nin sitesini Türkcelestirerek oluşturduklari www.evrimianlamak.org adresinden faydalanabilirmis.
Cumartesi, Nisan 18, 2009
Yeni gün
Hani oglen uykusuna yatilir ve sonra uyaninca bir sersemlik olur. Sanki yepyeni bir gune baslaniyormus gibi hissedilir, bir gunde iki gun yasiyormus gibi...Çarşamba, Nisan 15, 2009
Kestin mümkünümü çarelerimi

Aksamustu pencerenin onunde oturmus tirnaklarimi torpuluyor, boyuyordum. Geldigimden beri sasirtaci ve akla gelmeyecek sekilde ters giden islerimin yorgunlugu, bezginligi ustumdeydi. Fakat bir an icimden, evimiz ne guzel, burada cok huzurluyum, iyi ki bu evi bulmus ve tutmusuz, diye bir nese gecti.
Perşembe, Nisan 09, 2009
Tavada Rüya

Eve biri geldi. Akrabalardan birisi, kuzen sanirim. Dogum yapmis. Galiba kiz dogrumus. Ama erken dogum, bebecik cok kucuk. Anne ve teyzeler takimi bebeyi durum gibi sarmis, kundaklamis. Bildiginiz kebap durumu goruntusu ve olculerinde. Bebe cok kucuk, halsiz... Usuyebilir... O sebeple bir teflon tavaya koymus, ocagin ustunde isitiyoruz. Ben ocagin basindayim... Bir zaman sonra bu bebe yanar burada, tava cok isindi, diye dusunup, telaslaniyorum.
Pazar, Nisan 05, 2009
Perşembe, Nisan 02, 2009
Perşembe, Mart 26, 2009
Bir zaman gül için zara düş oldum
Salı, Mart 24, 2009
Vaka-i Ekmekcikiz
Cumartesi, Mart 21, 2009
21 Mart 2009
Orasi yayla, cok az ev var. Ama en güzeli halamlarin evi. Tavanin, duvarlarin, hatta oturdugumuz sedirlerin, bana devasa gelen ahsap sutunlardan olustugu bir ev. Kilimler, duvar halilari dolu her yerde. Her sabah erkenden, kendi yaptiklari islatilmis süpürgeyle süpürülen, neredeyse betonlasmis toprak bir avlusu var.
Sonra, annem ve babam geliyor. Galiba yaz tatili bitiyor da bizi almaya geliyorlar.
Bir zaman sonra, biri, bir sebeple vuruyor evin babayigit oglunu. Halamlar, olayin, acilarini daha da buyutecek bir kan davasina dönüsmesinden korkup, mali mülkü birakip, büyük sehre göcüyorlar. O guzel ev yok artik ya da harabesi duruyordur.
Perşembe, Mart 19, 2009
Bir taş atılırsa...

Pazartesi, Mart 16, 2009
Medeniyet Yolunda - DERS 1

Uzundur dusunur dururum, memleketime, halkima ne gibi bir faydam olabilir, diye. Sonuc olarak avrupa gormus insanim. Avrupa'da gordugum medeniyeti vatanima getirmeyeceksem, halkimi islah etmeyeceksem, ben ne demeye okudum, tahsil gordum? Degil mi vatandaslarim? (yoldas, arkadas, gardas seklinde kullaniyorum bu kelimeyi burada, yoksa politikaci dili degildir tercihim)
Dökme zülüflerin kaşın üstüne
Cuma, Mart 13, 2009
Perşembe, Mart 12, 2009
The Sheltering Sky - Çölde Çay
Gecen gece, baslikta adi yazan filmi izledim. Epey bir zaman once, Almanya'ya ilk gittigim yillarda, bulundugum sehrin kutuphanesine dadanmis ve oradaki Turkce kitaplarin arasinda bulmustum bu filmin kitabini. Ne hikmetse oradaki kutuphanede bulup okudugum kitaplar halen en sevdigim kitaplar listesinde yeralanlar arasindadir. Kim yaptiysa, kutuphaneye alinacak turkce kitap secimini, kesin isten anlayan, akli basinda birisiymis. Salı, Mart 10, 2009
Hayat, yanina ayran ve tursu yakisan mercimekli kofte gibi olsa
Netekim sali pazarina gidemedim. Yagmur bir dakika bile boynunu bukup, durmadigindan dolayi! Yine, heves ettigim bir seyi yapamamaktan dolayi mutsuz gecirdim ogleden sonrami. S. umutsuzlugun dibine vurmus ruh halimi biraz degistirir belki diye (sanirim) tum isini gucunu birakip, Edgar Allan Poe'dan iki kisa hikaye okudu bana. Birisi "Kuyu ve Sarkac" idi. Engizisyon mahkemesi tarafindan mahkum edilen birinin, infazini beklerken, tum kosullara ragmen icindeki kurtulus umudunu ve cabasini cok cok guzel anlatiyordu. Ki sonu hic fena bitmedi. Sali pazari
Bugun sali pazarina gidecegim kismetse. Niyetliyim. Fakat yanima yoldas bulamadim. S. herzamanki gibi calismali! Zaten onunla zevkli olmaz pazar. Ben avare avare gezemem o varken. Biraz aceleci olmak, eve donup calismak gerek, deyip durur. Hava da hic pazara gitme havasi degil sansima. Ayrica pazarin yeni yeri (aralik ayindan beri sali pazari yeni bir yere tasindi) nerede onu da bilmiyorum. Eski pazar yerinin oralardan yeni yere giden servis varmis sanirim. Bakalim. Umarim bulurum. Perşembe, Mart 05, 2009
Dun gecenin ruyalari
Bir denizdeyim. Ama sanki nehir gibi de. Kenardan kenardan bogazima kadar gelen sularin icinden yuruyorum. Elimde bir seyler var. Sanki koca bir deniz yatagi. Kilifi var. Icini bosaltip kilifini aliyorum yanima. Salı, Mart 03, 2009
Bu ilk miydi bebegim?
Dunden itibaren gozum acildi. Ilk defa dun okumaya basladigim Ihsan Oktay Anar'in Suskunlar'ini merakla ve hizla okuyorum. Kendime geldigimden beri evdeki diger hastaya bakmak ve mutfak isleriyle ugrasmakla mesgulum. Demin, firindan yeni cikan havuclu, zencefilli, cevizli, kuru kayisili kekimi yaninda mis gibi birer bardak cayla servis ettim. Evde S.'nin arkadaslari var. Yine bir yarismaya hazirlaniyorlar. Sonu malum! Onlar calisadursun, ben cayimi tazeleyip, koseme cekileyim ve Suskunlar'i okuyayim.Pazar, Mart 01, 2009
Ferit, beni eve götür
Cuma, Şubat 20, 2009
O is tamam
Pazar, Şubat 08, 2009
Perşembe, Şubat 05, 2009
Pizza!
Cuma, Ocak 23, 2009
Yolum düştü köyünüzden geçmez olaydım
Pazar, Ocak 18, 2009
Hrant İçin Adalet İçin 19 Ocak'ta, saat 3'te, aynı yerde
Yer: Agos gazetesi önü
Hrant'ın arkadaşları, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Agos gazetesinin önünde toplanacak. “Bizler bu ülkenin vatandaşları olarak güvercin tedirginliğinde, gerçek failleri bulunmamış suikastlarla birarada yaşamak istemiyoruz. Bu akıl almaz cinayetten nefret üretmeyen onurlu kalabalıklar olarak, bebeklerden katil yaratan karanlığa ışık düşürmek için, ülkemizin aydınlık geleceğine sahip çıkmak için, büyük acımızın yükünü birlikte taşımak için, adalet için, barış için, kardeşlik için, Hrant Dink davasının mağdurları ve takipçileri olarak 19 Ocak Pazartesi günü bir kez daha buluşuyoruz. Din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi görüş farkı gözetmeden, halkların kardeşliğine inanan tüm yurttaşlar yan yana geliyoruz.”
Ben orada olacağım.
Cumartesi, Ocak 10, 2009
Yeni Ev
Salı, Ocak 06, 2009
Bugun
Salı, Aralık 30, 2008
Iyi Yillar!!!
2008 yilinda bu handan gelip gecen arkadaslarim, durup dinlenen yoldaslarim, benim halimi hatrimi merak eden dostlarim, Pazartesi, Aralık 29, 2008
Ne olacak benim sonum?
Cumartesi, Aralık 27, 2008
Dun gece
Cuma, Aralık 26, 2008
26 Aralik 2008 Cuma
Pazar, Aralık 21, 2008
Arı namus şişesini taşa caldim kime ne
Çarşamba, Aralık 10, 2008
Dünya bomboş olsa bana yer kalmaz
Salı, Aralık 02, 2008
Küçükten yar seveni cennete gönderseler
Salı, Kasım 25, 2008
30.yil

Salı, Kasım 18, 2008
3. yıl
Cumartesi, Kasım 15, 2008
El edersem eve gel, göz edersem cama gel
Salı, Kasım 11, 2008
Hala garip seyler oluyor
Pazartesi, Kasım 10, 2008
Garip seyler oluyor
Cuma, Kasım 07, 2008
Cok yalvarma kabul olmaz dilegin
Çarşamba, Kasım 05, 2008
Pazartesi, Kasım 03, 2008
Belediyelerimiz ve web siteleri




















