ve yeni ogrendim ki, S.'in is hayatinda da muhtesem gelismeler var...
aman nazar degmesin..:)
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte, öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de
4 katli evimizin bahcesinde, taa catiya kadar uzanan sedir agaclarindan birinin, tam bizim camdan gorulecek kisminda bir karga yuvasi var. bir haftadan fazladir bir kargacik surekli yuvada, gak gak diye otuyor. Kotu olmasina ragmen halinden dolayi ona da sesine de buyuk saygim var. Ogleden sonralari tam da gunes o camin onundeki kanepeye vurunca, oraya oturup basliyorum onu izlemeye, bak ikimiz de evimizdeyiz, hava da guzel, senin bebeklerin olacak, diye kendi kendime onunla saf salakca bir iletisim kurmaya calisiyorum. 
Pisikopati de beni mimleyeli cok oldu ama ancak cevap veriyorum ve o da kusura bakmasin lutfen.
Asli beni mimleyeli cok oldu ama ancak cevap veriyorum, kusura bakmasin artik.
Bugun yeni programina baslayan Turkan Soray ne kadar icten selamladi seyirciyi. Gozleri doldu, heyecanlandi. Icten ve iyi bir kadin oldugu nasil da belli. Ve ne kadar guzel! Yasi ilerledikce, hatta daha da yaslandikca hep guzel kalanlardan. Sacma sapan estetiklerle tum guzelligini yok edenlerden degil. Zamaninda cok guzel kadinmis dedirtenlerden. Biraz da utangac sanirim, halen tutuk ve cekinerek konustuguna gore.
Bugun aksam "Düşüş"u izledik. Nahid Sırrı Örik’in “Sultan Hamid Düşerken” adlı romanından Kemal Bekir’in yazdığı tiyatro oyunu. Guzeldi. Tarihimizin onemli bir donemini oldukca iyi gosteriyordu.