Gecen carsamba günü okuldan tren yerine birinin arabasiyla döndüm . Bu hizmeti veren bir kac internet sitesi var. Yolculugunuzun baslayacagi yeri ve gitmek istediginiz noktayi seciyorsunuz ve ayni yolu alacak olan araba ilanlarini, arabalarin plakalarini ve eger gitme niyetindeyseniz arayip haber vermek icin sürücünün ismi ve telefon numarasini görüyorsunuz. 4 yolculuk yaptim bu sekilde son 3 hafta icinde. Hepsi de keyifliydi. Ayrica hem daha ucuz hem de daha hizli.Sonuncusu 23 yaslarinda görünen sapsari bir alman oglanin arabasiydi. Yaninda tombulca, kulaklarinda sari killar olan bir is arkadasi vardi. Arabada 3 kisilik bos yer oldugu yaziyordu ilanda ve tam 3 kisiyi de bulmuslardi. Birisi ben, digeri universiteye yeni baslamis kücük bir kiz, öbürü cok fazla amerikan filmi izleyip, amerika hayrani olan ikinci üniversitesini okuyan, 25 yaslarinda görünen bir oglandi.
Kücük kizimiz arabaya biner binmez konusmaya basladi ve yol sonuna kadar hic ama hic susmadi. Sirayla bir ona bir buna sorular sorup, kendini anlatip durdu. Cok sevimli biriydi. Yolun ilk iki saatini uyuyarak gecirdim ben. Gözümü actigimda hic de eve giden yolda olmadigimi farkeder gibi oldum, kendime gelmeye calisirken. Sevimli kizimiz bendeki saskinligi anlamis olacak ki gerekli aciklamayi yapti hemen. Bulunmamiz gereken yolda bakim oldugundan, bir digerinde cok yogun trafik oldugundan dolayi bu yola sapmisiz, o yüzden yolumuz biraz uzayacakmis (yol sonunda hesapliyoruz ve fark 2,5 saat)
Hava güzeldi, günes batmak üzereydi. Günes bir solumuza bir karsimiza gecip durdu. Yolun uzadigindan, planlanan vakitte olmak istedigimiz ya da olmamiz gereken yerlerde olamayacagimizdan konusurken, kiz cantasindan üc tane bira cikardi ve arkadaki biz yolculara ikram etti. Cok lezzetliydi. Bu biradan sonra ne bende uyku ve yorgunluk, ne de cool gencimizde bir kasilma kaldi. Kizimizsa hep oldugu gibiydi. Gülüse gülüse, bir bir eksile eksile tamamladik yolu.
Bir de güzelim Calw`dan gectik. Hermann Hesse` in memleketinden.


































